Yeşil Kimya
Yaklaşık olarak son 200 yüzyıldır büyük bir hızla gelişen bilim ve teknoloji,beraberinde bir çok sorunu da getirdi.Bunlardan da en önemlisi hiç kuşkusuz doğaya verilen zarar.Özellikle kimyasal kirlenme doğayla dost metodların geliştirilmesini zorunlu kıldı.Hatta tüm bu yöntemler kimyada “green chemistry”olarak bilinen çevreyle dost yöntemleri barındıran yeni bir disiplin olarak karşımıza çıktı.Temel olarak doğaya zararlı maddelerin kullanımının azaltılması,yada yeni yöntemler geliştirerek tamamen ortadan kaldırılmasını amaçlayan “”yeşil”kimya,sentetik olmayan, doğadaki maddeleri ya da kirliliğe neden olan maddeleri inceleyen çevre kimyasından bu noktada ayrılır.
Yeşil kimya, özellikle endüstriyel süreç için büyük önem taşımaktadır. Yılda milyonlarca tonluk atığa yani kirliliğe sebep olan böylesine büyük bir alanda çevreye dost yöntemlerin geliştirilememesi, sanırım doğaya yapılacak en büyük kötülük olur.
Neyse ki, günümüzde bu amaçla çalışan bilim insanları da mevcut. Peki neler yapılmakta ya da yapılmalıdır? Örneğin, reaksiyonlarda organik çözgenlerin yerine su bazlı yada organik çözgenler kadar zararlı olmayan alternatifler düşünülebilir. Aynı zamanda kullanılan çözgenlerin geri dönüşümü sağlanabilir ve zehirli maddelerin kullanılması yada üretilmesi durdurulabilir.
Bu yönde yapılan çalışmalardan biri, kanserojen bir madde olan benzen kullanımına yöneliktir.Kaliforniya üniversitesinden O.L.Chapman, yeni bir stiren sentezi geliştirmiştir. (Bilindiği gibi,polistiren, başta polistiren olmak üzere bir çok polimerin temel bileşeni olan stiren,etil benzenin friedel-craft yöntemiyle alkillenmesi ve daha sonra dehydrojenasyonu ile üretilmektedir.) Buna göre, kanserojen olmayan bir madde olan xylene tek basamakta stirene döndürülebilmekte ve böylelikle yılda milyonlarca ton benzenin kullanımının önüne geçebilmenin imkanı sağlanmıştır. Bu ve buna benzer olmak üzere daha bir çok zarasız method geliştirilmeye çalışılsa da bu yötemler ne kadar uygulanmakta,bu büyük bir soru işaretidir. Bunu içinde sanırım,küresel ısınma konusunda olduğu olduğu gibi yalnızca bilimcilerin çabası yeterli olmayacak… Ama yinede bu işi önemseyen insanlarca somut adımlar atılmakta ve bu iş biraz da özendirici hale getirilmeye çalışılmaktadır.
Bu amaçla,amerikalı iki bilimci(Çevresel Koruma Ajansı,Paul Anastas ve John C.Warner) başlattıkları hareketle 12 prensip belirlemiştir. Bunlar kısaca;
-Atıkların önlenmesi
-Zararsız kimyasal kullanımı
-Zararsız sentez yöntemleri
-Yenilenebilir hammadde kullanımı
-Katalizör kullanımı(özellikle stoichiometrik maddelerin kullanımının engellenmesi)
-Daha güvenli çözücüler ve reaksiyon koşulları
-Enerjinin etkili kullanımı…
Şeklinde ifade edilmektedir.Hatta yine aynı amaçla,1995’ten beri “”Green Chemistry Challenge Award” adıyla yarışma düzenlenmekte ve gereken özeni gösterebilen kuruluşlar ödüllendirilmektedir.
Bu ve bunun gibi adımlar çok küçük görünsede,yavaş yavaş yaygınlaştığı sürece amacına ulaşacağına inanıyorum ve dilerim bu tarz çalışmalar yada oluşumlar ülkemizdede yaygınlık kazanır,toplumumuz ve özelliklede bu işle ilgilenen küçük firmalardan başlayarak sanayicilere kadar herkeste gereken çevre bilinci oluşur da derelerimize akıtılan atık görüntülerinden yada filtresiz bacalardan yükselen o kara duman görüntülerinden artık MAHRUM kalırız…

1 Yorum Yapılmış
Bu yazı için yorum yapın
This is great info to know.